ONLAR BİZİ İSTİYORDU!

ONLAR BİZİ İSTİYORDU!
Bütün uzmanlar Avrupa Birliği sürecinin Aşık Veysel’in türküs ünde olduğu gibi “uzun ince bir yol” olduğunu söylüyor. Önümüze konan koşullara bakılırsa, uzun ince yol aynı zamanda dolambaçlı hale de geliyor.
Peki Türkiye, bu yolları niye aşma gereği duyuyor ve bu macera nasıl başladı?
Bu süreci tam olarak anlayabilmek için ikinci dünya savaşının sona erdiği yıllara gitmek gerekir. Çünkü Avrupa Birliği projesi, ana itici gücünü bu savaşın büyük yıkımından almıştır.
Kant ve Hegel’den beri “aklı” ön plana alan bir uygarlığın, böyle bir vahşetten sonra takkeyi önüne alıp düşünmemesi  olanaksızdı.
Öyle de yaptılar.
1957 yılının başlarında 6 Avrupa ülkesi bir araya gelerek, Avrupa Birliği inşaatının ilk harcını koydular.
Almanya, Fransa, Belçika, Hollanda, İtalya ve Lüksemburg’dan oluşan 6’ların bir araya gelmesinden sonra İngiltere de birliğe girmek ister.
Ancak, Fransa İngiltere’yi veto eder.
Birlik anlaşmasından iki yıl sonra, yani 1959 yılına gelindiğinde Avrupa yeniden ikiye bölünür.
6’lara karşı, İngiltere öncülüğünde İsveç, Danimarka, Portekiz gibi ülkeler EFTA adı verilen bir başka ekonomik birlik oluşturma çalışmalarına başlar.
Tam bu sırada Yunanistan ve Türkiye devreye girer.
Önce Yunanistan AET’ye başvuruyor.
Dönemin Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu, Yunanistan’ın başvurusu konusunda önc eden bilgi sahibi olmayan bakanlık yöneticilerini azarlar.
Türk hükümeti, “Yunanistan girmek istediğine göre, burası iyi bir yer, biz de başvuralım” mantığıyla olaya yaklaşmaktadır.
31 Temmuz 1959 tarihinde Türkiye de alelacele, hiçbir somut hazırlık yapmadan birliğe ortaklık başvurusu yapar.
İşte, Türkiye’nin Avrupa macerası böyle başlar.
Yunanistan ve Türkiye’nin başvurusu 6’lar tarafından sevinçle karşılanır.
Türkiye’nin Avrupa macerasını 1970’lerin sonunda yazdığı “Bir Pazar Hikayesi” kitabıyla çok iyi anlatan Mehmet Ali Birand, o dönemde görev yapan bir AET yetkilisinin ağzından gelişmeleri şöyle anlatıyor :
“Bugünkü gibi muazzam binalarda oturmuyorduk. Schumann meydanının etrafındaki apartmanlar kiralanmıştı. Tam bir keşmekeş içinde çalışıyorduk. Kapıların üzerine hiç unutmam kartvizitlerimizi raptiye ile tutturmuştuk ve gözlerimiz kapıda ziyaretçi beklerdik. Basında, adımızdan söz edilmesi önemli bir olay sayılırdı. Aslında bambaşka bir havaydı. Çalışanların büyük bir oranı, yepyeni ve bir daha savaşmayacak, ekonomilerini birleştirip dev bir Avrupa Birliği (bu satırlar yazıldığında Avrupa birliği adı ortada yoktu) yaratma heyecanı içindeydiler. Tam bir amatör yaklaşım vardı. İdealistlerin dönemiydi demek daha doğru olur. İşte böyle bir hava içinde Türkiye ile Yunanistan’ın kapımızı çalması önemli bir prestij sayılıyordu.”
İlginçtir, Türkiye’de herkes bin kez Avrupa Birliği’nden söz etmesine karşın, Mehmet Ali Birand’ın bu kitabından pek bahseden olmuyor.
Kendisi bile unutmuş görünüyor!..
Anımsayacaksınız, Türkiye’nin tarih almasından kısa süre önce Türkiye’ye en çok karşı olanlardan biri “Avrupa’nın akil adamları”ndan Giscard D’Estaing, bakın neler söylüyor :
“ Türkiye ile müzakerelerin başlamasına hükümetimin itirazı yoktur. Bence bu yolda alınacak bir karar, Ortak Pazar’ın sadece kendi sorunları ile uğraşan kapalı bir topluluk olmadığını gösterecektir” (Bir Pazar Hikayesi, Mehmet Ali Birand, Sayfa 22)
O dönem böyle konuşanlar şimdi Türkiye’yi Avrupa Birliği’ne almamak için sudan bahane üretmeye devam ediyorlar.
Biz diyoruz ki, “ Medeniyetler çatışması olmayacaksa, İslam dünyasının tek laik ülkesi Türkiye bu birliğe alınmalı”
Tarihi gerçek ortada…
Koşullar ne olursa olsun, Birleşik Avrupa’nın kurucularından biri Türkiye…
Yeni alınan 15 ülke, Türkiye başvurduğunda ne yapıyorlardı?
Hiçbir şey…
Şunu da Avrupalılara anımsatmak lazım, Türkler’in Avrupa macerası yene değil bin yıldır sürüyor.
Orta Asya’dan göç eden Kayı boyu aşiretlerinin hedefi doğrudan Avrupa oluyor.
Bizans’ın kapılarına dayanan Osmanlı, gelişme ve fetih sürecinde Anadolu yerine ilk fırsatta Çanakkale Boğazı’nı geçerek, Batı yakasına ulaşmaya çalışıyor.
Fetihle, savaşla, ekonomik ödünlerle, siyasal gel-gitlerle süren 600 yıllık Osmanlı’nın son dönemlerinde “Batı’dan ne varsa alalım”, “Tekniğini alalım, kültürünü bırakalım” gibi tartışmalar arasında hedefin okları yine Avrupa’yı gösteriyordu.
Ordunun modernizasyon girişimiyle 1780’lerde başlayan Batılaşma macerası, Tanzimatla ve de Meşrutiyetlerle devam etti.
Uzun, sancılı, tartışmalı kararlarla gelişen süreç bizi Batı’ya taşıyan bir adım oldu.
Nihayet, Gordion düğümünü çözen baltayı Mustafa Kemal vurdu.
Günümüzdeki Kopenhag Kriterleri’nin ilk ve gerçek uygulayıcısı kuşkusuz Mustafa Kemal Atarük’tür.
Bu arada sessiz devrim gerçekleştirdiklerini söyleyenler, dönüm gerçek sesli devrime baksalar, eskinin (kendilerine rağmen) olgunlaşmış meyvelerini topladıklarını anlarlar…
Çünkü bize Avrupa yolu o zaman tamamen açılmıştı.

 



Yazar : Yüksel BAYSAL Tarih : 06/2005

   

En Son Yazılar
“İNEGÖL’Ü MOBİLYA MARKALARININ ŞEHRİ YAPACAĞIZ” 06/2007
CUMHURİYETİN KAZANIMLARININ KAYBEDİLMESİNDEN KAYGILIYIM” 04/2007
OBJEKTİFLERİN ARASINDAN BURSA 04/2007
PLATO KADERİNE TERK EDİLDİ 04/2007
“KRAMPONLA YALIN AYAĞIN YARIŞTIĞI NERDE GÖRÜLMÜŞTÜR?” 04/2007
BURSA’DA BİR YILDA ON MİLYONU AŞKIN HASTA 02/2007
CARGİLL SORUN OLMAYA DEVAM EDİYOR 02/2007
27 MAYIS İHTİLALİ VE BİR TARİHİ ÇINAR: RECEP KIRIM 06/2006
OSMANGAZİ BELEDİYE BAŞKANI RECEP ALTEPE 06/2006
CARGİLL BURSA’YA İHANETTİR!... 06/2006
TURHAN TAYAN’DAN AKP’YE ELEŞTİRİ OKLARI 03/2006
ŞAİR NAZIM HİKMET GEÇTİ 03/2006
MEHMET ALİ İNAN OKUMAYI IŞIKLI BİR YOLDA YÜRÜMEYE BENZETİYOR 03/2006
DOKUMACI NAZIM HİKMET 03/2006
BURSA’NIN SOYADI SU, RENGİ YEŞİL BEYAZ 03/2006
“POLİTİKADA EN UYUMLU OLAN EN TEPEYE TIRMANIR!” 03/2006
RAİF KAPLANOĞLU, YILLARDIR KAYBOLAN ZAMANIN PEŞİNDE… 01/2006
Niyazi Menteş’i kaybettik. 01/2006
70’Lİ YILLARDAN 2000’LERE BİR SİYASET YOLCUSU… 01/2006
“ÜZÜM İDİLER ŞARAP OLDULAR” 01/2006
“HEY BURSALI BURSALI BELİ İPEK KORSALI” 01/2006
BALKANLAR VE GÖÇ 01/2006
HAYATİ KORKMAZ’IN NEVİ ŞAHSINA ÖZEL SİYASET YOLCULUĞU 11/2005
HAKAN KÖKSAL “YAZDIĞI YERDEN PARA KAZANIYOR!” 11/2005
“BAT-ÇIK’LARA TAKILDIK KALDIK” 11/2005
DEĞERLİ AĞABEYİM 11/2005
BURSA’NIN BANGLADEŞLİLERİ 11/2005
ŞEFFAF MUTFAK DÖNEMİN BAŞLADI TEMİZLİĞİN YENİ ADI: 11/2005
GÜMÜŞHANE 09/2005
SULAR ŞEHRİ BURSA 09/2005
PROF. MUSTAFA DURAK 09/2005
KARA’NIN VERDİĞİ BEYAZ DERS 09/2005
HÜZÜNLER KENTİ 09/2005
NİLÜFER DERESİ, GÖKSU GİBİ OLACAK 09/2005
BENER ÖZCAN İKİNCİ HAYATINI BİR GEZGİN OLARAK YAŞIYOR 09/2005
BURSA KÜLTÜR YOLU CANLANDIRMA PROJESİ 07/2005
DOĞUNUN VE BATININ BİLGELERİ 07/2005
OKUR YAZAR BİR YOLCU 07/2005
HATIRLA SEVGİLİ AK PARTİ 06/2007
CELAL BAYAR VE BURSA 06/2007
MİLLİYETÇİLİK KİMİN İDEOLOJİSİDİR? 04/2007
TABULAR RAFA, DEMOKRASİ MEYDANA 04/2007
CUMHURBAŞKANI KİM OLMALI? 04/2007
BURSA’DA BİR YILDA ON MİLYONU AŞKIN HASTA 02/2007
YASALAR MI DEĞİŞMELİ KAFALAR MI? 02/2007
FARUK ÇELİK RÖPORTAJI 02/2007
RECEP ALTEPE RÖPORTAJI 06/2006
LAİKLİK ÇATIŞMA ARACI OLDU 06/2006
BURSA’DAN NAZIM GEÇTİ Mİ? 03/2006
GELECEĞİMİZİN TEMİNATI ÇOCUKLAR 03/2006
SEVİLEN VE BUDANAN ADAM TURHAN TAYAN 01/2006
BURSA’DA DOĞALGAZ REZALETİ 01/2006
ANKARA’YA YOLU DÜŞENLERE ÇAĞRI 11/2005
BURSA’DA İPEK, HEREKE’DE HALI 01/2006
UNUTULAN BURSA’DAN İZLENİMLER 11/2005
MEDENİYET PROJESİ AVRUPA BİRLİĞİ 11/2005
KARADENİZ’İN ÖZ EVLADI 09/2005
MEYDANSIZ ŞEHİR, HEYKELSİZ MEYDAN OLMAZ 09/2005
İSLAMCILAR SAHİDEN DEĞİŞTİ Mİ? 09/2005
KİMLERİN EİNSTEİN’I VAR? 07/2005
TAHTAKALE’YE GÜZELLEME 07/2005
“ORDA BİR KÖY VAR UZAKTA!” 07/2005
MİNİKLERİN GÖZÜNDE DÜNYA 07/2005
DÖNEMİN İÇİŞLERİ BAKANI MEHMET GAZİOĞLU SİVAS’I UNUTAMIYOR: 07/2005
KENT MEYDANINA KAVUŞUYOR… 07/2005
İLK KURTARILACAK, DOĞAL ALANLAR 07/2005
DEMOKRAT BAKIŞ’A İNCE BİR BAKIŞ 07/2005
FUAT SAKA RÖPORTAJI 07/2005
ERDEM SAKER 07/2005
ONLAR BİZİ İSTİYORDU! 06/2005
AYDINLANMA VE DİN 06/2005
1.LEYLEK ŞENLİĞİ KUTLANDI! 06/2005
TAŞIN IZDIRABI 06/2005
MUSTAFA KARA 06/2005
MUTFAKTAN MİTİNGE… 06/2005
KİM BU DEDE? 06/2005
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI HİKMET ŞAHİN : 06/2005
DOĞUNUN VE BATININ BİLGELERİ 06/2005
“BU MEMLEKET BİZİM… BİZİM DOSTLAR BİZİM” 06/2005
BKSTV GENEL SEKRETERİ AKİF KOÇYİĞİT: 06/2005
44. BURSA FESTİVALİ 06/2005
ŞEHRİN İÇİNDEN İMPARATORLUK GEÇTİ 05/2005
METAL FIRTINA’DA YANITLANMAYAN SORULAR? 05/2005
KEMAL EKİNCİ 05/2005
KARŞINIZDA BURSA ODA ORKESTRASI! 05/2005
İÇ BAHARINIZ DAİM OLSUN 05/2005
BURSA’DA YAŞAYAN BİR İLİŞKİ AVCISI : HAKAN AKDOĞAN 05/2005
10 DAKİKA ARA!!! 05/2005
Mehmet Gedik Röportajı 06/2005
Ertuğrul YALÇINBAYIR Röportajı 05/29/2012
YERYÜZÜNÜN LANETLENMİŞ HALKI YAHUDİLER 05/29/2012
DEMOKRAT DEVLET 05/29/2012